Bel Fıtığı Sebepleri ve Korunma Yolları

Bel fıtığı hemen hepimizin korktuğu ve gerçekten de korunulması gereken bir rahatsızlıktır. Çünkü ciddi bel fıtığının kesin tedavisi yoktur ve eğer kişide bu rahatsızlık meydana gelirse, çeşitli yöntemlerle rahatsızlık giderilmeye çalışılsa bile az da olsa bütün yaşamını etkiler. Haliyle bel fıtığının en iyi tedavi yöntemi ondan korunmaktır diyebiliriz. Hemen bütün hastalıklar için böyle olsa da, bel fıtığında bu kaide biraz daha ön planda görünüyor. Peki nedir bu bel fıtığı, sebebi nedir, nasıl korunuruz?

Allah, bizim omurgamızı, yani sırtımızdaki omurilik şeridini, yüksek hareket kabiliyeti için yassı yuvarlak 33-34 kemikten oluşan ve içinde kablo gibi damar ve sinirlerin döşeli olduğu bir sütun gibi yaratmıştır. Bu 33-34 kemikten orta ve alt bölümdeki 24 kemik arasına esneme kabiliyeti yüksek içi jel gibi sıvıyla dolu ve sıvının etrafını saran zardan oluşan diskler yerleştirilmiştir. Bu diskler o yassı kemiklerimizin birbirine sürtmesini engelleyip aşınmaktan korur, daha esnek ve gelişmiş hareket kabiliyetine vesile olur. Bu diskler ilk 20 yaşa kadar gayet esnek ve kuvvetli yapıdadır. Zarın yırtılıp içindeki sıvının çıkması –sert travmalar haricinde- pek görülmez. Ancak özellikle 30’lu yaşlardan itibaren bu disklerin yapısında bozulmalar, esnekliğini kaybetmeler meydana gelebilir. Özellikle sürekli ağır yük kaldıran kişilerde henüz 25 li yaşlardan sonra bile bu disklerin ciddi bozulmaları meydana gelebilir. İşte bel fıtığı dediğimiz olay, söz konusu disklerden birinin zarının yırtılıp içindeki sıvının dışarı doğru dağılması ve hemen etrafındaki sinire bası yapmasıdır. Sinire bası yaptığı için kişi sürekli sırt ağrısı hissedecektir. Özellikle yük kaldırmak artık imkansız hale gelecektir. Eğer aşınma aşağı disklerde meydana geldiyse fıtık ağrısı bacaklara kadar inecektir ve daha ciddidir, hemen müdahale gerekir. Üst bölgelerdeki fıtıklar ise daha çok sırt ve bel ağrısı şeklinde kalacaktır.

Omurgamızdaki söz konusu disk bozulmalarının birçok sebebi olabilir. Ama bundan korunmak da büyük ölçüde -Allah’ın izniyle- mümkündür. Disk bozulmalarının ve yırtılmalarının sebebi ani travmalar ve kazalar olabildiği gibi, genelde sürekli ağır yük kaldırmaya bağlı olarak karşımıza çıkar. Bele ve omurgaya gelen sert darbeler bel fıtığına sebep olabilir. Yine çok ağır bir yükü kaldırırken çok fazla zorlamak bel fıtığına sebep olabilirken, sürekli ağır işte çalışmak da 35 li yaşlardan sonra ciddi disk bozulmalarına bağlı bel fıtığına sebep olabilir. Yani onlarca yılda oluşabildiği gibi 5 dakikalık bilinçsiz bir hareket bile sebep olabilir. Bu yüzden özellikle yük kaldırırken, belimizin zorlanacağı hemen bütün hareketlerde dikkatli olunmalı, maksimum kaldırdığımız yük sınırları çok iyi çizilmeli, özellikle kaldırma pozisyonumuza dikkat etmeli, belimizle ve belimizin bir açısından kaldırmamalı, daha çok dizler kırılıp yük alındıktan sonra dizlerden kalkılmalıdır. Ağır işlerde çalışanlar ise sık sık mola vermeli, yük kaldırış pozisyonuna dikkat etmeli ve yine çok fazla ağır yükleri tek başına kaldırmamalıdırlar. Bütün bunlarla birlikte sürekli yanlış pozisyonda durma da bel fıtığına sebep olabilir. Sürekli öne ve geriye eğri olarak oturma, özellikle masa başında çalışanlar boynunu sürekli önde tutmaktan kaçınmalıdır.

Bel fıtığının tedavisinde doktor teşhisi ve kararı çok önemlidir. Bu noktada hasta ile doktorun etkili iletişimi doğru adım atmakta çok önemlidir. Ayrıca söz konusu bir ameliyatın da başarılı olması kişinin tedavisi açısından çok önemlidir. Eğer yırtık ve bozulma çok fazla değilse, ağrı kesici ilaçlar, fizik tedavi, eksersiz ve yaşam biçiminde dikkat edilecek bazı değişiklikler ile söz konusu yırtık ve bozulma büyük oranda şifa bulabilir. Bununla birlikte büyük yırtık ve sıvının çok fazla dışarı çıktığı durumlarda ise cerrahi müdahale gereklidir. Sıvı dışarı çekilecek ve yırtık dikilecektir. Ama cerrahi sonrası yük taşımamaya, duruşa ve dikkatsiz hareket yapmamaya çok dikkat edilmelidir. Ameliyatların başarısı yüzde 50 cerrahi müdahaleye yüzde 50 ise akabinde hastanın doktorunun tavsiyelerine ve tedavisine uymasına bağlıdır diyebiliriz.