Protein Tozu Ne İşe Yarar? Zararları Nelerdir?

Protein tozu, son yıllarda popülerliği artan fitness ile beraber gündemin üst sıralarına yerleşmiş bir konudur. Protein tozunun ne işe yaradığı ile beraber protein tozunun yan etkileri ve zararları da merak konusudur. Nihayetinde direk vücuda aldığımız bir bileşenden bahsediyoruz ve gerçekten vücudun alışmış olduğu hemen bütün düzeni etkileyebilecek bir etkidir protein tozu kullanmak.

Yabancı literatürde “whey” olarak arattırdığımızda bir sürü bilimsel makaleye erişebildiğimiz protein tozları hakkında bilinen kesin bir yan etkiye ben şu ana kadar okuduğum hiçbir metinde karşılaşmadım. Aksine birçoğu miktarını belirtmek kaydıyla protein tozu kullanımının yararlarından bahsediyordu. Ancak bizler yine de bu yazımızda protein tozunu hemen her şeyiyle ele almaya çalışacağız.

Normal bir insanın günlük protein ihtiyacı yaklaşık olarak 1 g/kg dır. Yani 70 kg kütlesinde birinin günde yaklaşık olarak 70 g proteine ihtiyacı vardır. Bu günlük sıradan bir yaşam süren bireyler için böyledir. Eğer kişi spor yapıyorsa bu ihtiyaç artacak, hele ki fitness gibi kas gelişimine odaklanan bir spordan bahsedersek yaklaşık iki katı protein ihtiyacı olacaktır. Zira kas hücrelerinin hem enerji metabolizmaları hem de büyüme ve gelişmesi için amino asitler -ki bunlar proteinlerin yapıtaşı molekülleridir- olmazsa olmazdır. Aminoasit metabolizmasının en yoğun işlediği periferik doku kas dokusudur.

Biliyoruz ki fitnessta kasları geliştirmenin temel prensibi onları zorlamak, zorlayarak bir nebze onların bazı yapılarını(kasılmayı sağlayan filamentler gibi) parçalamak ve daha sağlam ve gelişmiş şekilde onarımını sağlamaktır. Söndürmeyen rüzgâr körükler misali. ÖNEMLİ NOT: FİTNESSTA YAPILAN EN BÜYÜK İKİ HATA KASLARI HADDİNDEN FAZLA ZORLAMAK ve KASLARA İYİLEŞMESİ İÇİN FIRSAT VERMEMEKTİR. BU YÜZDEN AYNI KAS GRUBU 4 SETTEN FAZLA ve 1 GÜN ARA VERMEDEN ÜST ÜSTE ZORLANMAMALIDIR. İşte tam bu iyileşme sürecinde kaslar çok fazla proteine, dolayısıyla aminoasite ihtiyaç duyarlar. Eğer kişi yeterli protein almazsa vücuttaki hâlihazırda dengede bulunan aminoasit havuzundan bu ihtiyaç karşılanmaya çalışılacak ve kasların iyileşmesi oldukça yavaş gelişmesi ise oldukça zor olacaktır. Çünkü o aminoasit havuzu vücudun temel işleyişi için gerekli bir havuzdur ve oradan kas hücreleri bütün ihtiyaç duyduğu amino asitleri hortumlar gibi alamaz. İşte burada protein tozları kasların iyileşip büyümesi için gerekli olan aminoasitleri tedarik etme görevini yerine getiriyor. Ayrıca bu protein tozlarındaki aminoasitler direk olarak kas metabolizması ve yapısında kullanılan seçme aminoasitler olduğundan kasların büyümesi, onarımı ve gelişmesi oldukça hızlı oluyor.

Şimdi ise belki de zihinleri en fazla kurcalayan soruya değineceğiz: Belli bir süre protein tozu kullandıktan sonra kullanmayı bırakınca vücudum/kaslarım geriler mi/söner mi?  

Birkaç bilimsel onay alan makalede okuduğuma göre cevaplıyorum: HAYIR, hatta gerilememesine ve sönmemesine yardım eder. Makalede şunu söylüyor: Günde, kişinin kütlesindeki her 1 kilograma karşılık alınacak 1.5-1.6 g proteinin (70 kg bir birey için 70×1.5= 105 g protein eder) özellikle ileriki yaşlarda kaçınılmaz olan kas kütlesi kaybını anlamlı bir şekilde azalttığını gösterilmiş.

Bütün bunları göz önüne aldığımızda spor yapan –özellikle fitnessa giden biri için- protein tozu gayet faydalı gözüküyor. Ancak elbette ki işin farklı boyutları da var ve bunlar asla ama asla ihmal edilmemeli.

Aminoasit metabolizması yağ ve karbonhidrat metabolizmasına göre vücutta çok daha fazla enzim ve tepkime gerektiriyor. Bu ne demek hemen açıklayalım. Vücuttaki her molekül belli işlevler ve ihtiyaçlar dahilinde alınır, kullanılır ve yeniden havuza veya vücut dışına atılır. Tüm bunlar yapılırken moleküllerin değişmesi, moleküllerin değişmesi için de tepkimeye uğratılması gerekir. Bu tepkimeler vücutta enzimler vasıtasıyla olur. Tabi ki tüm bu işleyiş meydana geldikçe, vücutta da artık maddeler, oksidatif stres(hücreye zarar veren molekül yükü) artar. Normal metabolizmada vücudun tamir mekanizmaları ile bu işleyiş ve birikim olayı dengelenir. Protein ve aminoasitlerin vücuttaki işleyişi ve atılımı daima diğer temel besin ögelerine nazaran daha uzundur, daha karmaşıktır, daha fazla tepkime ve enzim gerektirir ve daha fazla birikim yapar. İşte tam bu noktada , vücuda gereğinden fazla aminoasit yüklemek başta karaciğer ve böbrek fonksiyonları olmak üzere metabolizmaya yoğun bir yük, artık madde ve oksidatif stres getirecektir. Açık konuşmak gerekirse, buraya kadar yazılan bilgi teorik bilgimiz; eğer pratikteki karşılığını belirtmek gerekirse, birçok klinisyen protein tozunun karaciğer ve böbreklerde hasara sebep olduğunu gözlemlediğini söylemektedir. Birçoğu da protein tozu kullanan bireylerin rutin tahlillerinde yükselen değerler nedeniyle –ki bu değerler karaciğer hasarını gösteren değerler- protein tozunu bıraktırdıklarını söylemektedir. Hatta protein tozlarının ani fulminan heptatit(acil karaciğer nakli gerektiren yetmezlik) yaptığını söyleyen bir klinisyene rastlamıştım. Bu konuda tavsiyemiz, gerçekten ihtiyacınız veya ağır bir egzersiz programınız yoksa protein ihtiyacınızı protein tozlarından değil diyetinizi daha proteinli hale getirerek karşılamanızdır. EĞER PROTEİN TOZU KULLANILACAKSA 3 AYDA BİR DÜZENLİ OLARAK KARACİĞER VE BÖBREK FONKSİYONLARINIZI ÖLÇTÜRMENİZ OLASI BİR YAN ETKİYİ ÖNCEDEN FARK ETMEYİ SAĞLAYACAKTIR.

ÖNEMLİ NOT: Burada bahsedilen takviye besin protein tozlarıdır, asla anabolik steroidler değildir. Steroidler çok daha tehlikelidir.

Protein tozlarının bir diğer çekincesi ise, protein metabolizmasının direk genetik kod ile alakalı olması. Genetik kod ile proteinler sentezlendiği gibi son yapılan çalışmalarda vücuttaki proteinlerin de genetik kodları etkileyebildiği ve bozabildiği gösterilmiş. Haliyle protein tozlarının uzun vadeli sonuçlarında kanser veya kronik böbrek veya karaciğer hastalıkları şüphesi her zaman tıp camiasının aklındadır. Ancak ben şahsen kanıtlanmış bir etkiye rastlayamadım. Bununla birlikte protein tozlarında kullanılan aroma vericilerin, kıvam için kullanılan jelatinöz maddelerin, E… numaralı isimleri olan gıda sanayisini ürünlerinin vücuda zaten zarar verdiğini biliyoruz. Yani bütün bunlar da cabası.

Şimdi gelelim madalyonun diğer bir yüzü olarak kalan ve birçoğumuzun ihmal ettiği şeye. Fitness sporu yapanların büyük çoğunluğunu öğrenciler oluşturuyor ve birçoğunun ekonomik durumu belli çerçeveler dahilinde. Protein tozlarının fiyatları ise bir öğrenci için hiç de azımsanmayacak boyutlarda. Bu da özellikle hevesli gençlerin kalitesiz ve yeterli klinik onayı henüz alamamış ve haliyle fiyatı ucuz protein tozlarına yönelmesine yol açıyor ki bu yukarıda belirttiğimiz bütün riskleri çok fazla arttırıyor. Bütün bunlara pazarlama tekniklerinin kışkırtmaya varan teşviklerini de katarsak gerçekten dikkatli olunması gereken bir konu olarak ortaya çıkıyor.

Özetlemek gerekirse, protein tozu etkileri, yan etkileri, işlevi ve kullanım şekliyle ayrı ayrı ve dikkatle değerlendirilmesi gereken ve değerlendirilme sonucunda sadece ihtiyaç varsa ve sadece ihtiyaç olduğu kadar kullanılabilir bir sporcu takviyesidir diyebiliriz. Özellikle bilinçsizce ve fazla miktarda ve uzun süre boyunca ve gerçekten ihtiyaç duymadan(yani gerçekten sağlam fitness yapmadan) kullanımını bizler tavsiye etmiyoruz.

Lütfen haber sitelerinde veya herhangi bir yerde çıkan yazılara, haberlere ve uzman olmayan kişilere itibar etmeyiniz.
ÖZELLİKLE BÖYLE KONULARDA AİLE HEKİMİNİZE BAŞVURMAKTAN ÇEKİNMEYİNİZ.

Fitness sporu ve kas vücut ilişkisini inceleyen yazımızı aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz:

Niye Spor Yapmalıyız